Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Sen varsın ya içimde, al götür diyemedim Unuttun gidiyorsun, sense bendeki seni. Kime açsam bilmem ki, içimdeki dertleri Büyüttün gidiyorsun, sense bendeki seni.
Kalbimi mühürledin, yanaktaki benine Dünyaları değişmem, o gül pembe tenine Çarkı aşk ile dönen, attın değirmenine Öğüttün gidiyorsun, sense bendeki seni.
Sorun hele o yâre, bana karşı kinli mi? Kırmış mıyım bir kere, sağ yanağı benlimi? Hangi dala kondursam, söz dinlemez gönlümü Avuttun gidiyorsun, sense bendeki seni.
Beni meftûn eyledin, hem bağına, dağına N’olur yatsam kolunun, bir soluna, sağına Sevgi ile beledin, o gönül kundağına Uyuttun gidiyorsun, sense bendeki seni.
Bakıp âşık hâline, deli zanneder kimi Bil ki çekmeden patlar, başkadır aşkın pimi Buzdağına çevirdin, sımsıcacık kalbimi Soğuttun gidiyorsun, sense bendeki seni…
Benım de bir yüregim var. Hep güçlü Hep mağrur Hep katı olmalıydım ya ne de olsa hayat bır oyundu ve yenilmemeliydim... sanki ne denli katı olursam ne denli sevgisiz o kadar galip gelecektim hayata karsı... yıllarca taktım maskemi ne denli kırılgan olsam da en katısı oldum cevremdekilerin ne kadar sevmek istesem de insanları sanki bir parça olsa da yoktu sevgı kalbimde onlara göre... güvenmek isterken delice güvensizligi yasattım herkese Mungan''ın dedıgı gıbı kırılgan bır cocuktum ben bir yanım sarp ucurum bır yanım cılgın dağ doruğu... Çünki ben çoktan ögrenmistim hayatın hiç te pembe görünmedigini cocukken okudugum masallarda ki gibi degildi ki herşey.... büyüyünce anladım ki hiçte mutlu sonla bitmiyordu hikayeler... ......................... ne kadar güçlü görünsem de kırılgandı hep cocuk yanım bilseler... kılrılganlıklarım;cocuklugumu aldı ellerimden büyüdüm... gercek dünyanın yüzeysel insanlarından oldum ıstemeden... cocuk gülümsemelerimi örten somurtkan bir maske takmısım iste farketmeden... ................. cocukluğum her yıl biraz daha uzaklasmıstı benden her gecen zamanla biraz daha eksilmistim... daha donuk olmustu bakıslarım daha soguktu artık ellerim... sanki kalbim sadece fiziksel görevi icin vardı kalp ;sevmeye de yarardı bilirdim yürek olurdu... ............... Hep eksiktim eksitilmis..... ................ Oysa ne kadar özlemistim sacımın oksanmasını sefkatle dokunan ellerı ellerıme... sevgıyle bakılmayalı cok olmustu gözlerıme...... ............... Kırılgan bır cocuktum iste ben Kırıldım.... Ama şimdi alısık olmadıgım bır gulumseme var gözlerimde sefkatle bakan gözlerin ne kolayda düsürdü maskemı yüzümden .... artık benım de bir yüregim var... yazan cahit akay
Zor gelir sıra vedalara, üzülme gözyaşını dök bitsin…
Ayrıldığımız çarşı kafe…Hergün içinden geçtiğim,geçerken gözümü yukarılara diktiğim çarşı kafe…Ağlamıştın,ağlamıştık iki dertli çocuk gibi…Hiç ağlamadığım kadar…Bilmediğim kadar…Mendilin durur hala yanıbaşımda…Hatıramı, yalan mı,tanık mı bilemedim…Ben dindiremesem de,sen olurda ara sıra içlenir ağlarsan…Bırak gözyaşını…Dök…Bitsin
Zor gelir sıra vedalara, üzülmBir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim... Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim... sevgilerimle cahit akay öaıı banaZo iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder sevgilerimle cahit akay
Gitme, kal diyemedim. Bitti demiştinya hani, İşte o an benim için bitmiştin...
enim yüreğim dönüşlere kapalıdır, Gireni çıkartmam, çıkmak isteyeni de tutmam... Sen yüreğimdeki yerini beğenmedin, Oysa sana yüreğimin en güzel yerini sunmuştum... Böyle bir yere sahip olmak isteyen o kadar çok kişi varki,,, Sen, sana altın tepside sunulan aşkıyüreğinin tersiyle teptin...
Sözlerin yaktı bedenimi, Gerçek sandığım o sözler varya... Gidişin vurdu yüreğimi, Hiç acımadan, vefasızca... sevgilerimle cahit akay
Adı Gül'dü Gülleri severdi en çok Güldü mü güller açardı gül yüzünde Güllerle bölüşürdü yalnızlığını Hep gül beklerdi sevdiğinden Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden Bir gül kokusuna Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı Hep güller kurutmuştu Hayatının en hazin sayfalarında Hep gülerek büyütmüştü sevdasını Ve her sabah Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi Ahşap bir evin avlusunda Mis kokulu gülleri derlerdi Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi Ne zaman bir haksızlık görse Kanayan bir gül gibi Ahh bu dünyada Gülü gülle tartsalar derdi Ne okur ne yazardı Ağlasa gülleri sular Gülse gülleri okşardı Ama ne zaman içli bir şarkı duysa Güllere bakar uzun uzun dalardı İşte öyle bir çiçekti Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi İşte o kadın Benim annemdi... yazan cahit akay
Zor gelir sıra vedalara, üzülme gözyaşını dök bitsin…
Ayrıldığımız çarşı kafe…Hergün içinden geçtiğim,geçerken gözümü yukarılara diktiğim çarşı kafe…Ağlamıştın,ağlamıştık iki dertli çocuk gibi…Hiç ağlamadığım kadar…Bilmediğim kadar…Mendilin durur hala yanıbaşımda…Hatıramı, yalan mı,tanık mı bilemedim…Ben dindiremesem de,sen olurda ara sıra içlenir ağlarsan…Bırak gözyaşını…Dök…Bitsin
Zor gelir sıra vedalara, üzülmBir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim... Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim... sevgilerimle cahit akaye gözyaşını d
Nefes almak bile zor geliyor bazen insana. İhtiyacın olduğunda kimse kalmıyor etrafında. Pembe arkadaşlıklar yok oluyor karanlıkta. Acı çekmeye de alışıyorsun zamanla... Bir süre sonra anlıyorsun çocuk olmadığını. Kaldırabiliyorsun artık yüreğinin ağırlığını. Geçmişin katili olup, yeni umutlar doğurmayı, Öğreniyorsun zamanla,hayat olgunlaştırıyor insanı. Kötü anları çabuk atlatıp gözyaşını silmeyi, Zor da olsa, sorumluluk üstlenmeyi, Karanlıkta dışarı çıkıp yağmurda yürümeyi, Seviyorsun zamanla, daha çok istiyorsun büyümeyi. Zaman geçiyor, arıyorsun içindeki saflığı... Yalnızlık acı veriyor, kalbinde yaşanmayanların pişmanlığı, Eskiye dönüp sahip olduğun masum inancını, Kazanmayı arzuluyorsun, sıfırlıyorsun hayatını... yazan cahit akay
iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder sevgilerimle cahit akay
Hangi dilde anlatsam seni özlediyimi? Hangi hasret yüklü,yanık türkülerle dile getirsem? Hangi iç parçalayan,yürek dağlayan, aşık ozanların şiirlerini okusam yıldız gözlerine bakarak?
Hangi silinmez kalemle yazsam yüreğine aşkımı? Hangi dağa,hangi taşa,hangi kağıt parçasına yazsam sana duyduğum yüce sevdayı? Hangi yağan deli yağmurda ıslansam söndürür hasretini?
Hangi rüzgar,hangi tufan kalbimden söküp atar özlemini? Hangi su siler bedenimden senin izlerini? Hangi yoldur ki,yürüdüğümde sonu sana gelmesin? Hangi içki,hangi kadehtir ki seni sevdiğimi unutturabilsin bana? Hangi taze çiçektir sevdam gibi eşsiz kokabilen?
Hangi ulu ağaçtır ki;susuz güneşsiz büyüyebilsin içimdeki sen gibi? Hangi hain gece yokluğunu aratmaz bana? Hangi mehtabın inci kolyesi olan yıldız,senin gözlerin gibi parlayabilir? Hangi ressamın ellerinden çıkmış resimdir ki;içinde sen olmayasın?
Hangi şairin,hangi şiiridir ki;mısralarının arasında yüzün gizlenmesin? Hangi sevda koyu olabilir bu kadar? Hangi gözdür ki;gözlerime değdiğinde unuttursun bana gözlerinin rengini?
Hangi sıcak avuçtur,ellerime dokunduğunda yaralarıma ilaç olabilsin sen gibi? Hangi deprem,hangi afet senin kadar acıtarak,sızlatarak alabilir canımı? Hangi ilaçtır tenin gibi şifalı olan? Ve hangi sevdanın bütün tonları bu kadar maviye çalabilir ? ? yazan cahit akay
Yağmur bugün öylesine içliydi ki,
İstiyor sandım başka bir alemde, ikimizi,
Damlaları öylesine duyguluydu ki,
Ayırmak istiyor sandım, birbirimizi!...
seni bekliyorum Bu gün gidişinin onuncu günü! Pusu kurdum camın önüne, Uykusuz -bekliyorum- gelmeni Dudaklarımda suskunluğun mührü, Yüreğimde umut hükmüyle.. Bir bıraktığın emanetlerin, Bide kan çanağı gözlerimle; Sokağı gözlüyorum hiç bıkmadan! Köşe başından dönüp gelmeni, Sımsıkı sarılmayı bekliyorum birde.. İçimde kuruntulu bir hüzün Ağzımda sensizliğin sessiz türküleri.. Birde içime akan damlalarla Seni bekliyorum gece gündüz demeden Yollarını gözlüyorum.. Dönmeyeceğini bile bile Seni bekliyorum… sevgilerimle cahit akay
Canım
Canım can cekişiyor, can´ım yine candasın Her ne tarafa dönsem, tutulduğum yandasın Bir sarhoş hasretliğe tutsak edildi gönül Ruhumda yüreğimde, damarımda kandasın Ben ki zamana karşı bir savaş vermekteyim Bütün hüsranları hep kendimde görmekteyim Her gece gözlerime ben seni sürmekteyim Sen kendime döndüğüm, o doğduğum andasın
Şairler ilham alır anlatsam ahvalimi Hekim koyar teşhisi, anlamadan halimi Bir onulmaz boşluğa uzatırım elimi Sen bana hem uzakta hem de en yakındasın..
iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder sevgilerimle cahit akay
Güneşten yağmur yağıyor Kentin kalbi ıslak ve yorgun Sokakta kuru kalabalıklar Ben köşe başında sırılsıklam
Aforoz edilmiş ıslaklığımı düşün kamelya Geleceksen öyle gel Doksan yedinci caddedeki otobüs durağına Verebileceğim yarınlarım yok Ütopyalarım var Yaprakları durmadan dökülen Seni seviyorum diyemediğim Dil’i geçmiş aşklarım var Mantığı olan dünyanın Uzay boşluğunda yaşıyorum
Kamelya mavi gözlerinin korkutabilir Kıyısı olmayan sisli denizlerim Bazen denizin suskunluğundaki gel-git olurum Bazen de bir sisin ardında saklanan kayboluş En çok da deniz adamı olurum Kaybolurken sisli aşklar yaşayan
İçimde bir kentin yıkılışını seyrederken ‘’yeni kentler kuralım’’ diyorsun aşk için Paris diyorsun Bir şairin intiharını düşünmeden Öyleyse gel Ölümlü yüzümle sarıl bana kamelya Her sarılışın bir ayrılık hazırlığı olduğunu unutarak Gidenin arkasında uyumuş gözlerimi uyandırarak gel Doksan yedinci caddedeki otobüs durağına
Kamelya Kapıyı kilitlerken ansızın içeriye giren konuk Gerçekten o kadar eskidi mi fotoğraflar diye Yırtacakken gülümseyişin portresini Tebessümü kalbinden yakalayan başlangıç Ve yüzümün çizgilerini unuttuğum günlerde Aynayı yeniden buluşumsun Sevmek için gözün gerekmediğini Sen öğrettin bana Yanına yüzünü almadan gel Doksan yedinci caddedeki otobüs durağına
Ne zaman yağmura tutkun O durakta beklesem seni Aşkı anlat deyişin geliyor aklıma Yaşamak o kadar yakın ki Anlatmak imkansızlaşıyor kamelya
Gül bakışlım... Rüzgârın asil kızı... Sevdanın ayak sesi... Terli avuçlarında vuslata erdiğim... Merhemim, sevdiceğim... Gözlerinin okyanusunda bir ben sakla... Değmesin hüzünler ürkek sevdamıza... Bırak sevinçler iliklesin düğmelerini... Her dinlediğimde gözümde devleştiğin şarkımızı söyle usulca... Sol anahtarı takılıp kalsın,beyaz parmaklarına... Sarmaşıkların ruhuna sarıldığı sevda sebatkârı... Kayıp düşlerin sarhoş bekçisi... Kalbimde ki kurak topraklarda biten bir top menekşem... En ağır cezayı çekiyorum şimdilerde... Hayat beni sürgün etti sensizliğe... Ne yana baksam köşeyi dönen hayalin... Avutmuyor bu serseri ruhumu hayallerde ki halin... Dudakları ağır tahrik, gözleri şehir efsaneleri taşıyanım... Deliliğin sınırlarında gezdiğim... Memleket gözlüm, gül bakışlım bil ki bir gün bu sürgünden dönemezsem sadece yokluğun sonum olur... Ve yokluğumda sakın izin verme hayat ayrılığı
sürme çekmesin gözlerine... Yüreğimde ki karanlığın sokak lambası... Yorgun ruhumun damlayan hüznü... Gözyaşlarımı sattım sensizliğe... Hani ben ağlamazdım...
Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamlardan, Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini...
İşte ben sensiz geçen bir güne daha merhaba diyorum. Tadı yokki bir somun ekmeğin,suyun, Soluduğum havanın, Tadı bile yok ne şekerin ne tuzun. Yokki sevenim,
Ben çiçekleri bile sevemem korkarım dikenlerinden. Ben aşık olmadım,belki oldum göründüm. Yaşamımdaki aşkı, İçemedim ki o duyguyu acımı tatlımı.
Sabır, sabır çektikçe ufalanır parçalanır yüreğim... Beni bugün benimle bırakın acılarımla, Tükenip giden umutlarımla. Uğraşmayın benimle, Acımayın boş çuvallar gibi atın. Atın ne fark eder ki...
Vurun be vurun; Birde siz vurun,ne yani vurulmadık yerim mi kaldı? Korkmuyorum ölmekten, Artık ölüm bile bana boş geliyor. İşte ben bunlerı yaşıyorum.
İşte ben denizim. Azgın dalgalara kapılmış bir gemi, Yokki yok gidecek hiç bir yeri. Aşkım bu mısraları içimden geldiği gibi yazıyorum Biraz duygusal oldu ama bu gece şairliğim tuttu. Ve ağlıyorum AĞLIYORUM..! Seni bilmesemde görmesemde ne fark eder ki ben senın o tertemiz yüreğini seviyorum. yazan cahit akay
Zor gelir sıra vedalara, üzülme gözyaşını dök bitsin…
Ayrıldığımız çarşı kafe…Hergün içinden geçtiğim,geçerken gözümü yukarılara diktiğim çarşı kafe…Ağlamıştın,ağlamıştık iki dertli çocuk gibi…Hiç ağlamadığım kadar…Bilmediğim kadar…Mendilin durur hala yanıbaşımda…Hatıramı, yalan mı,tanık mı bilemedim…Ben dindiremesem de,sen olurda ara sıra içlenir ağlarsan…Bırak gözyaşını…Dök…Bitsin
Zor gelir sıra vedalara, üzülmBir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim... Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim... sevgilerimle cahit akay e gözyaşını d
t
SöyLe bana sebepsiz biter mi a$k ,, affeder mi a$k .! sin…
Zor iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder sevgilerimle cahit akay
http://i166.photobucket.com/albums/u100/nadiro/ImPPPPPPPPmagine1.jpg Primo Levi L'approdo Se questo è un uomo Voi che vivete sicuri Nelle vostre tiepide case, Voi che tovate tornando a sera Il cibo caldo e visi amici: Considerate se questo è un uomo Che lavora nel fango Che non conosce pace Che lotta per mezzo pane Che muore per un sì o per un no. Considerate se questa è una donna, Senza capelli e senza nome Senza più forza di ricordare Vuoti gli occhi e freddo il grembo Come una rana d'inverno. Meditate che questo è stato: Vi comando queste parole. Scolpitele nel vostro cuore Stando in casa andando per via, Coricandovi alzandovi; Ripetetelele ai vostri figli. O vi si sfaccia la casa, La malattia vi impedisca, I vostri nati torcano il viso da voi. ciao buona settimana aricyao nadir
Ne acı şeydir bekleyipte yollara bakmak Bir zalimin uğruna gözyaşlarını akıtmak Sevilmediğini bilmeden delice sevmişsen Ne acı şeydir aşkının elinde harcanmak
Ne acı şeydir yanmak yanıp kavrulmak Sevgini hasretle dağlara taşlara vurmak Birde uğruna gençliğini sele vermişsen Ne acı şeydir bir zalimin kızına aldanmak
Ne acı şeydir bitirilmek bitip tükenmek Bir maziyi silip ardına bakmadan gitmek Nerde hani o sevgiler nerde yalan aşklar Ne acı şeydir vicdansız eline esir düşmek
Yanan yüreğime kar olamadın. Aşkım yokluğundaydı var olamadın. İnandığım yürekler, yine tuzla buz oldu. Çıkmaz sokağıma yol olamadın. Gel dokunma gönlümün gam teline Varımı yoğumu verdim eline Ne bir laf, ne bir söz, bir tek kelime etme... Sevip, sevip, sırt çevirdin yalanmı...? Dağlarımı kış incitsin Gözlerimi yaş incitsin Aramadın sormadın ki Kalbim senden öyle öyle incindi...
Ne güzel şey seni seviyorum demek Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel... Her baharda, gece gündüz, her saniye SENİ SEVİYORUM SENİ SEVİYORUM SEVİYORUM SENİ Diyebilmek ne güzel..
Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin Zamanı hiç yok, Dakikalar zaman üstü... Utangaç bir gecenin kucağında Yağmurlar vuruyor pencereme, Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde Ve hasretini içimde, SENİ SEVİYORUM
Sesini duymak istiyorum uyumadan önce Sabahlara kadar konuşmak, Hiç kapatmamak telefonu... Aynı düşlere uyumak sonra Ve uyanmak aynı güneşe SENİ SEVİYORUM
Daha bir güzelleştim son günlerde Gözlerimin içi parlıyor Kabına sığdıramıyorum aşkı. Gülmek geliyor içimden Sokaklarda koşar adım yürümek Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek, Merhaba ülkemin güzel insanları, Hepinize, hepinize merhaba sizi de SEVİYORUM
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın Gök mavisinde güvercinleri, martıları, Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı Bindallılarıyla köy kızlarını, Ve elleri hamur kokan anaları Hepsini sende seviyorum SENİ SEVİYORUM
Unutulmuş yaralarıma tuzdur adın... Kavgadır kalbimin gözündeki fer Bir devrimin eskimiş yüzüyüm. Derinimde puslu ihtilaller Yanmış süt kokulu sabahların eşiğinde bekleyen geceBana göz kırpıyor kalabalık yalnızlığım şimdi arsızca... Fütursuzca.. Kimi nerde arayacağımı sordum mavi gözlü hüzne Dedi “Geç! Aşkı Geç” Geçemedim... Yedi geceyi geçtim.Yedi güvercin vurdum.Yedi yıldız biçtim.Yedi nehir içtim. Yedi dağ ezdim.Yedi yemin verdim. Yedi gül derdim. Ve yedi kez titredim bakışlarının sırtında. Bir eren geçiverdi içimden o vakit. Dedim “Kimi, nerde arayayım?!” Dedi “Vur! Aşkı Vur!..” Vuramadım... Bir tutam hayat buldum.Kokmuştu. Çekilmişti bütün suları. Unutulmuştu bütün sözler. Ve sanki görmek için kapanmıştı gözlerin ayağına ölüm.Ölüm kör müydü? Bir cebinde birikmiş kan buldum kullanılmış hayatın.Alıp bağrıma bastım. Sonra biraz daha yokladım ve bir and buldum sol dikişte.Dedim” Kimi,nerde arayayım?!” Dedi “Sök! Aşkı Sök!..” Sökemedim... Bir şiir yazdım kalbine. İçinde kalbin hiç geçmedi. Bir çığlık çığırdım utancın yüzüne.Karanlık çatladı.Kalbin ıssızlığına yağmur gibi düşürdüm şimşekleri. Ve gözlerime çark ettim karabasanları. Bir elimi sana verdim ötekini aramadım bile. Bir yangın geçiverdi yamacımdan.Dedim “ Kimi,nerde arayayım?!..” Dedi “ Kır! Aşkı Kır!..” Kıramadım... Eşkıya bir kahır biçti ömrümü Sonrasında canhıraş kavgalar..Küskün ölümler... Aynı yollardan geçtim..Farklı sehpalarda idam edildim Ve unutmanın en deli yükünü taşıdım ben,sözlerinin ***** yüzünde!!! Yalanın ve ihanetin insafsızlığı bendeydi... Benden soruldu uykusuzluğun yük olduğu gecelerin hesabı! Aşkı geçemedim,vuramadım,
sökemedim,kıramadım!!! Kendime kaldım... Kendimi topladım.Tuttum elimden.Bağladım gözlerimi “Aşk!” dedim attım içime seni... Sonrası kimsenin kalbini meşgul etmeyecek kadar basit: İçimde bir sen aşk içinde... İçimde bir ben bir sen içinde İçimde bir biz bin hiç içinde... Sırrın kalemine perde indirdim Ve ben bir kez daha yeNİLdim...
Çığlıklarım var,kimsenin duymadığı Haykırmak istesemde ,sessiz kalan Diyemediğim derdimi; anlatamadığım Deli oluyorum, miskin gecelere Derbeder bakışlar ardındaki sahte sevmelere Yapmacık gülümsemelerde sarsa dört bir yanımı İnadına hayal kuruyorum,inadına Yaşayamasamda ........ Ama umut dolu bu sefil yüreğim, Atıyor beni vakitsiz,akşamlara Bilmediğim bir gecenin,bilinmeyen vaktinde Paylaşıyorum ızdırabımı,en acı kadehlerle Bazen bir sandal oluyorum, Kaybolurken gözlerinin mavisinde, Bazen bir viran orman evi; Dipsiz,kayıp bu kentte..... Kanımı içiyorum kimbilir? İçerken şerefine Günümden gün çalan,vakitsiz sevmelerle Alemci meyhanelerde... İnadına hayal kuruyorum,inadına Gelmesende geriye...! yazan cahit akay
insanlar ,gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler.
Gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara,AŞIK olurlar.....
Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi Kim ne derse desin Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin!.. Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim Umurunda mı senin? Allah kahretsin!.. Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin Allah kahretsin!.. İşte böyle bir sevda benimkisi Bu zamanda, bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana birşey olursa ALLAH KAHRETSİN!
..::DENİZ GÖLÜM Beklemek Ölmekten Daha da Zor, Ben Seni Sabırla Bekledim Mavim Yüreğin Yandıkca Ateşi Yordu, Yinede İçimde Sakladım Mavim::..
YAŞAM GİBİ
" Bilir misin Nefesinde baharların soluduğunu ? Bilir misin her gece Yetim kuşların yüregine dolduğunu ? Bilir misin her gözyaşınla Topraktan yeni filizler doğduğunu ? Uzaklar da bir adamın Senin her gülüşünde Hayata sımsıkı tutunduğunu Bilir misin ey yar ? GİTTİN…
Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım bu günlerde... Sadece susuyorum ve uzaktan izliyorum . Dirhem dirhem kan damlıyor açık yaralarımdan ve her damlada bir umut eksiliyor damarlarımdan...
Susmak yakıştı sanırım bana artık kimse yadırgamıyor beni ve suçlamıyor bir zalimi sevdiğim için... Yüzümde mutluluk denen maske dilimde yalandan sevda
Ağlamıyorum artık halka açık mekânlarda... Hiçbir çaba sarf etmiyorum sadece susuyorum... Herkes bir anlam katıyor susuşuma her kafadan bir ses çıkıyor... Kimileri “delirmiş bu” diyor kimileri “aklı başına gelmiş” kimileri “unuttu artık” diyor kimileri “ölsede unutamaz” ben ise sadece susuyorum...
Yitirdiğim umutlarımın arkasında türküler yakıyorum kimsenin bilmediği...
Kendime bakıyorum uzaktan isyanlarım bile suspus olmuş kendi halinde... Hesap bile soramıyorum artık sevgiden...
İnsan içine karışıyorum herkes gibi görünmeye çalışıyorum... Hüzünleri özlemleri gözyaşlarımı aldanışlarımı ve düş kırıklarımı saklıyorum kimsenin bilmediği yerlere... Unutmasam da unutmuş gibi yapıyorum... Ve yine suspus oluyorum...
Bilsin istemiyorum kimse içimde “keşkeler” ile başlayan isyanlar olduğunu anlasınlar istemiyorum görsünler istemiyorum acılarımı... Satır aralarına gizliyorum yaşamak isteyip te yaşayamadıklarımı konuşmak isteyip te anlatamadıklarımı... Sıradan cümleler kullanmaya dikkat ediyorum anlasın istemiyorum kimse gerçekte ne anlatmak istediğimi ne fırtınalar koptuğunu içimde ne hesaplaşmalar yaşadığımı kendimce bilsinler istemiyorum. haykırıyor suskunluğum... ben yine susuyorum... Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım
alnından ellerine damlıyorsun.. yüzündeki yağmurla iniyorsun kente.. içine dert oluyorsun kentin.. dışına yağmur.. yüreğinde dağılıyor kristal şehirler.. duvarların kan öksürüyor.. beni bir durağa yaslıyorsun.. beni bir kente.. gidiyorsun.. oysa "gel" desen gelecektim.. susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın.. en susmakta neydi öyle.. sen en dinlerken.. biliyorum araz´ım.. insan kendini bulmamalı, hep aramalı.. gittiğin yerden başlıyorum öyleyse.. gece cinnetlerimi de alıp yanıma.. denize bakmayı bilmeyenler.. bir gün mutlaka boğulur.. işte bundandır gözlerinden kaçışlarım.. siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı? ben şimdi gurbetim.. içimde taşıyorum.. heba olsa da senlerce yılım.. oysa "gel" desen gelecektim.. ömrümden
düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep.. ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden.. şairler ölüdür derler.. inanmıyorum.. en karanlık ceketimi giyiyordum.. ışığa kördüm çünkü.. şimdi ise güneşe ilerliyorum.. dirilmek için.. kimliği paslanıyor eski bir anarşistin.. gecenin kör gözünden utanıyorum.. yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan.. kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin.. kinim kendime.. üstü kalsın ihanetimin.. "gel" desen gelecektim.. yine bir tren geçiyor içimden.. sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı.. saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor.. görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum.. hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede.. sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan.. süsle beni ey aşk.. geçtiğin yerleri öpüyorum.. yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum.. dişlerindeki nikotin tadı terkimde.. sirenler ve ateş hatları içip.. sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden.. ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla.. çok davullu bir senfoni sürçüyor.. dikiş tutmaz ayrılığımda.. kirpiğinden yapılma bir darağacına.. geceyi asıyorum.. yoksun.. bu yağmurlar ıslatmıyor beni.. bir durağa yaslanıyorum sensiz.. şakağımda.. intihar acemisi bir şairin.. delilik provaları.. arkandan uluyan kapılardan.. söküyorum kokunu.. yokluğunu kokluyorum.. yokluğunu yokluyorum.. çöz gözlerimi senden hadi.. ücranda yak bakışımı.. gözlerine bekçi sevdam.. dünden ve senden kalmayım... herkes kendi gördüğüne bakar.. peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz.. kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu.. hadi en kanadığımız yerden susalım..
Sana bu siirimi üc bes nöbetimde Yüregimdeki sızı gozumdeki yasımla Sana olan sevdamın haykırısıyla yazıyorum...
Sana olan sevdama aglayan gözlerim sahit Gecenin zifiri karanlıgında parlayan yıldızlar sahit Nobet yerim, tüfegim, birde candan öte can, Kardes saydıgım tertibim sahit Yine sensiz oldugum bu nöbet yerimde, Mırıldanarak bir turku tutturuyorum sezsizce Sadece seni dusluyerek.sevdıgım yanlız seni,
Sag elimi koyuyorum yuregimin tam ustune , Hayal kuruyorum sanki benimlesin diye Beynimde fırtınalar kopuyor Yüregimin bir yerinde daglar patlarken, Bir yerinde nehirler caglıyor Bir gün kavusacagız diye..
Sana olan sevdama ALLAHIM sahit Damarımda akan kanım, yuregim sahit Nöbet tutarken aklıma gelir amacsız cekip gitmen Ayrıldıgımız o gun Seni severken ayrılmam derken kaybettigim o gun Kanımın dondugu o lanetli gun Seni sevmiyorum dedigin gun Beni yıktıgın o gun ... Ne gordunde eksık bende bu kadar kolay terkettın Sevgimden,saygımdanmı eksiklik hissettin Bu yalan dunyada tek gercegimdin.. Ne oldu ne olduda bu kadar kolay yıktın beni...
Sensiz uzun gecelerde boyle gelecege aglarken ben Kahrolayım senden baskasını sevdiysem eger Sensiz dogan gunese vede geceye Lanet olsun sensız gecen her gunume Ne bilirdim ellerin ellerin olacagını, Ne bilirdim severken kaybedecegimi, Ne bilirdim bilsem bu kadar severmiydim... yazan cahit akay
.
Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin Ben: Olsam senin için bir bal arısı Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı Ben: Konuversem kalbinin üzerine Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı
UNUTULMADINIZZZ..!! ♥...♥...♥ Her rüzgâr savuracak bir toz bulur. Her hayal yaşanacak bir can bulur... Her düş gerçekleşecek bir umut bulur... Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...
Gözlerin arasındaki ilişkiyi biliyor musun? Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar. Buna rağmen asla birbirlerini görmezler. Arkadaşlık bunun gibi olmalı. Arkadaşsız hayat cehennem gibidir. Dünyanınen iyi arkadaşı sizlersiniz bir gülüşünüz dünyaya bedel allah emanat olun sevgilerimler
ciao ti auguro un bellissimo weekend divertiti e buon san valentino aricyao nadir http://img19.imageshack.us/img19/9114/immaguuuine1xe8.jpg
Camminerò Con il cuore colmo di vita e di amore camminerò. Felice seguirò la mia strada. Felice invocherò le grandi nuvole cariche d'acqua. Felice invocherò la pioggia che placa la sete. Felice invocherò i germogli sulle piante. Felice invocherò polline in abbondanza. Felice invocherò una coperta di rugiada. Voglio muovermi nella bellezza e nell'armonia. La bellezza e l'armonia siano davanti a me. La bellezza e l'armonia siano dietro di me. La bellezza e l'armonia siano sotto di me. La bellezza e l’armonia siano sopra di me. Che la bellezza e l’armonia siano ovunque, sul mio cammino. Nella bellezza e nell’armonia tutto si compie.